30 Aralık 2014 Salı

Gökten yağan iyilik ve karışık

Gökten yağan iyilik ve karışık

Bağı çözülüyor dizlerimin, bir kaç kamçıyı sırtımda hissediyorum. Toplumsal bir hareket başlıyor damarlarımın arasından. Gökten yağıyor beyaz korkular ve bunca yüreksiz insan donuyor penceremin önünde. Kuşlar kaçacak yerler aramaktan çekiniyorlar. Özlemin devriliyor tipi şeklinde, bu hakaret sayılabilir tanrıya. Durmuyor kaçamak banliyö trenleri, ekspres hatlar devinimlerine devam ediyorlar karlı yolların zirvesinde ve bir trenin içindeyim sevgilim, ne valizim var ne taşıyabileceğim güzelliklerim, bir taşım var nereye gitsem benimledir, sana söyleyecek sözlerim zaten düşmez başımın üstünden. Açık unutulan pencereden sızar alevi soğuk ayazların ölmeye meyilli sobalı evlerde, tutunmaktan ve sıkılaşmaktan korkmaktayım. Kaleminin ucuna batırılan zehir belkide canımı yakan, ya da fikirlerimin üstüne serpilen saçlarında olabilir. Ben güzel bir kayıkla göç edeceğim nereye bilinmez, arkasına düşülmez bir göç yoludur kalbimin devinimi. Tutar ellerinden küçük bir kız çocuğunun, ne bir serzeniş ne bir sorgu. Anneler bile kabul eder bu göçü ve düşerim çöllerin tepesinden, kızım sen yaşayadur. Saçlarının mirasçısı yok.

Can

0 yorum:

Yorum Gönder