Kül kavgası
Bir bıçak bırakıyorlar ortaya,
Ellerinden kayıyor örgüler.
Sözleri sağa sola yalpalıyor.
Beynimin içinde damarlarım çekiliyor.
Küller ağır.
Gece ayazı biniyor açık bir kapıdan,
Oysa bir bahar başlamıştı.
Camlar açılıyordu sıcak baskınlarından,
Göğsüme iniyordu karıncalanmalar.
Bahar daha ağır.
Silahı kovalıyor bir zırhlı,
Rakamlar yerin dibine çöküyor.
Teller ciğerlerimin tepesinde,
Yıldız sırtıma göz diker.
Yıldız daha bir ağır.
Karanlığın içine şapka çıkarttım.
Damarlarımın içinde tebessüm var.
Kezzap damlaları derime nüfuz etmekte,
Ne ağır bir slogan bu yorgunluk.
Yorgunluk en ağırı.
Can.
Bir bıçak bırakıyorlar ortaya,
Ellerinden kayıyor örgüler.
Sözleri sağa sola yalpalıyor.
Beynimin içinde damarlarım çekiliyor.
Küller ağır.
Gece ayazı biniyor açık bir kapıdan,
Oysa bir bahar başlamıştı.
Camlar açılıyordu sıcak baskınlarından,
Göğsüme iniyordu karıncalanmalar.
Bahar daha ağır.
Silahı kovalıyor bir zırhlı,
Rakamlar yerin dibine çöküyor.
Teller ciğerlerimin tepesinde,
Yıldız sırtıma göz diker.
Yıldız daha bir ağır.
Karanlığın içine şapka çıkarttım.
Damarlarımın içinde tebessüm var.
Kezzap damlaları derime nüfuz etmekte,
Ne ağır bir slogan bu yorgunluk.
Yorgunluk en ağırı.
Can.