29 Mart 2015 Pazar

Nevrim Döneli Yıl

Nevrim Döneli Yıl

Papuçlarda yıllanan nefes, sanki.
Cam duvarların arasında, nefesi tıkalı bir melek.
Ehli olduğu günah olası, şeytansı.
Gökten yırtınıyor yırtmaçlar,
Abajurumda koyu kan damlaları.

Akrep yelkovanı delercesine saldırıyor,
Çıplak bedenimin hücreleri nevrime dönüş emri, verdi.
Tarihten pek haberdar değilim.

Çakmak taşı eriyor,
Üstü çizili devinimler, arka mahalleme.
Baskın düzenleniyor.
Ciğerler eriyor kalıplarından,
Bir çığlık, ıstakozumun kabuğunu kırıyor.
Ceninime saygı dursanıza.

Ellerimin arasında, tam ortada, kızımın saçları çağrılıyor.
Ziller, ensemden çıkan ağır ziller, pansiyona müdavim oluyorlar,
Bilader, soygunun elhamı üzerimize devrilir.
Dirseklerimden başlayan kırık.

Ah, zamanla aram git gide açılıyor,
Tasvir,
Saç uçları kırık bir yıldız köşesi.
Paketi oldukça kırık bir duman,
Mübalağa,
Serçe parmağım kadar vesileli saldırgan.
Gecenin ilerisi, dönülmez uçurum.

Velhasıl, düşmekte çevredeki kiremit.
Varoşlar katledilir dönülmeyende,
Samanyolu göğsümüze düştü.
Cam parçaları ayak altlarında,
Nefsler, kucaklara oturdu.

Benim bir çığlığım var da,
Nerede atılacağını bilmem.
Bir gökyüzü işgale karar verir,
Anneler göz kapar,
Büyük mideler köşe.
Çakmak taşı bitti,
Söylemiştim.
Kalıcı bağıntı ve münakaşa.


Can.

24 Mart 2015 Salı

Kan pıhtısı

Kan pıhtısı

Derin bir loş ışık seyri tam arkamda,
Sırtımın alevi gökyüzüne vuruyor.
Damarlarım geriliyor geceye yaklaşırken.
Berdevam saldırılar kalbimi delik deşik etti,
Ne zor bir hilaf bu gecenin sisi.

Nacizane bir müzik çalıyor radyomdan,
Nefesim olabildiğince kesildi.
Bir çocuk doğuyor alt katta.

Rabbim kanatlanan çığlıklara son bir çözüm olmalı,
Lavlar derinliklere inmekte ve ensemde soğuk bir nefes.
Kan  kusması ve elveda gecelik duygusuzluklar.
Dünya önemsizliği ve tavrımın çırpınışı.
Boşluklar beynime batıyorlar.

Yıldızların en büyüğü ciğerlerimi parçlamakta,
Pesimistik çalgıcılar tavanımı boyuyorlar.
Bir devinim uçurumdan düşüyor.

Saikler tepelemesine uzandı,
Kanser bağlantısı dövüşüyor, kapıda.
Ne sağlam bir bağıntı ama!
Eller birbirini kırmakta,
Ben fena bir ölüm hayal ettim.

Parmak uçları mezar taşları siliyor,
Damlalar perdeleri yerinden söktü.
Durmadan sürüp gelen devr-i daim.

Küle dönüyor odamın her bir köşesi,
Çocuklar ellerini bacak aralarına bağlar.
Saçlarının arasında ölümcül bir dünya savaşı başladı,
Siviller olabildiğince ölüyorlar.
Rabbim, durduramıyorum.

Zincirler çekiliyor en büyük surların tepesine,
Bir fulardan aşağı kanlar süzülüyor.
Ne de zor bir akşam be şefim!



Can.

11 Mart 2015 Çarşamba

Dağ

Dağ

Sürünceme duygular, yaprakları yırtık bir söğüt.
Katilimin nefesikiralanır,
Surların arkasına yağmur damlaları sert düşer.
Sesim zururetine küsebilir.
Memleket bozgunda.

Katlin perdesi sonuna dek kapandı.
Neyzen firarını ölümüne sürdürüyor.
Kalbimin damarlarında ağır savaş.

Ceninim olabildiğince ağlamakta,
Suretler bir bir yok olmak davası.
Sıvaları dökülen kırlangıç kanatları,
Tizlerde bir bahar başlangıcı.
Hava da sislenmekte.

Düşüşümün en ağır yıldönümü,
Bağlamalardan dökülüyor bağıntılar.
Hastane kapıları fazlasıyla dolu.

Söylenecek sözlerim anlam yitiriyor.
Tekrarlar kapımın kirişlerinde,
Elimi yakan bir sıcaklık var.
Sırtımda bir ağırlık,
Bahar yok olsa iyi olur.

Can.


3 Mart 2015 Salı

Teyemmüm Duvarı



Teyemmüm Duvarı

Teamül evrenini sarsırıyorum,
Kanserli hücreleriyle perçemlerden taşıyor sözler.
Bir orkestra mermileri savuruyor,
Gözlerim pek iyi görmemek.
Kalemim kırık.

Davranışlarım derin kafayı çağrıştırdı,
Kirpikler özleniyor.
Omuzlarımda ağırlaşan iki melek.

Velhasıl kelamıyla yürüyen bir kız çocuğu,
Örgülü saçlardan düşüyor kıvılcım.
Bağırış ve çağırışlar arka mahalleden,
Sıyrıklar, derinler.
Nefesim hırıltı.

Sarıya dönük bir su içiyorum.
Ellerine arkasına bağlı ağaçlar görüntüsü,
Parmak kemilerim kırılmakta.

Çakmak taşı bitiyor.
Alevler odamın dört bir yanında,
Duvar boyaları sessiz,
Geceyi bekleyen cellatlar uykuda.
Ayaklarım güçsüz.

Can.




1 Mart 2015 Pazar

Müdafaa

Müdafaa

Büyük bir halel içinde tartılıyorum,
Kafamın içinde küflenmiş karınca.
Meczup olma yolculuğu ve kemerleri sıkmış bir kaplumbağa

İstisnai durumlarda sigara dumanı yükseliyor,
Bahar ayazı tekmeliyor.
Nefesim kabalaştı, gözlerden lavlar iniyor.
Mücerred düşünceler boğazıma basıyor.
Yanlış yollar gözlerini doğrulara diktiler.

Kısa bir karanlıkta nefsimi körelttim,
Kırık uçlar hançerlemekte kızımın kafasını.
Kollarından kırık bir ağaç devriliyor evrenime.

İzmaritler lögar kapaklarını dövüyor,
Tepedeki iki ay münakaşa halinde.
Yollar engebeli, vesveseler derin.
Muhtelif bir çok düşünce kemiyor duvarın siyahını,
İzninizle uzun bir yolculukta yuvarlanıyorum.

Can.