19 Ekim 2015 Pazartesi

Üçlemede Üç: Porsuk

Üçlemede Üç: Porsuk

Ruhun ayırdındayım, kış yakın.
Mor ve beyazlardan bir örtüyle uykuyu deşiyorum.
Yıpranmış kalıntılarım kızımın saçları arasında,
Canım, kışa doğru nefesimiz kesilir.
Ellerimiz titrek, duvarlar yıkık.

Son bir hamleyle cehalet devinime döner,
Vurgundur dizlerim çadır girişlerine.
Ellerim kilitlidir yürümeye.

Perdeler kapanır ve tiyatro son bulur.
Ayazın altında gözlerimi kapatırım,
Bu Winston'un anlamsızlığına eşdeğerdir.
Zıtlıklar gözlerin ihanetidir,
Aşk trabzanlardan zihnine düşmektir sevgilim.

Nerdedir kıvranan başlar?
Zaman saatine hınçla küfreder.
Omuriliğim iyiliğin kalabalığıdır.

Kıvranışlar okyanusun balığıdır,
Su derindir, nefessizlik yakındır.
Kalp atışım salyangozumda isyana geçerse,
Ben kan kusarım sırtımdan.
Ne zor bir yaradılıştır bu.

Yıldızlara bakar mısınız bayan?
Düzene ve ahlaka öylesine salvolarlar.
Birisi benimdir, mezar kazıcımdır.

Allaha şirk koşmaktansa, ağırda bir naldır söylenmek.
Bulutların arasından kaf dağına bağırlanmaktır isyan.
Filmde görmüştüm, adam kızı öyle bir öptü, ağladım.
Dayanılmazdır gözyaşlarım kırmızı gecede,
Belim çıtkırıldım bir savaş söyler.

Kaim bir davranıştır son günlerde çay,
Muaf olmaktır soyutlanmaktan,
Kirpiklerin düşüşündeki sallantıyı bilmektesin.

Nedenlerim tek tek zincirleniyor zıpırlarca,
Fikirlerim voltanın tesbih taşı.
Kırık bir kablo boğumu ses tonum,
Kürek kemiğimden iliklerime kadar avuçlanıyorum,
Ölüyorum, bir çok yaşa dememek senin hatmindir.

Can.

0 yorum:

Yorum Gönder