14 Nisan 2018 Cumartesi

Önüme Yamama Baharı

Önüme Yamama Baharı

Bahar ayının orta yerine sağlam bir yamayla sonbaharı müjdeleyen bir soluk ile tanıştım. Zihnimin en karmaşık yerinin olduğu yerde, çeperlerimin genişlemediği ve zihnimin duvarları arasında sıkıştığım bir yerde uçurumun kenarındaki son tutunacak yer gibi bir şeydi. Evvela ölümün ciğerlerinden nefes alan bir bilinçaltımın tabuları devrildi. Ardından kaosun içinde büyüyen küçük kızımın can damarları teker teker patladı. Bir mevsimin algoritması içinde tüm istatistiksel bilgilerin parçalandığı, düzenin dağıldığı, olağanın dışında gökyüzünden anka kuşu yağarcasına bir nefes alma örneğiydi bu. Yüksek bir irtifadan düşerken tutunabileceğin yerler arasında seçim mi yaparsın yoksa ilk bulduğun şeye mi tutunursun? Şahsen zihnim buna cevap veremez. Elleri kanlı bir katilin kapanından kurtulan kişi ilk olarak bulduğuna mı sarılır? Zihnimin yaşı 99'u geçiyor. Bu soluk ile tanışmamın betimlemesini yapmak için bir çok ressam ile görüşmeliyim. Zira akciğerlerimin içinde dolaşan renklerin isimlerini bilmiyorum. Siyahın yanına koyulan her renk değerli midir? Yoksa siyah her rengi yaratabilecek yegane güç müdür? Sorguların içinden uzay boşluğuna düştüğüm günü hatırlar gibiyim. Bu soluk adeta herhangi bir kimya ve fizik denklemi ile açıklanamayacak şekilde büyük bir gücün içinde korunuyordu. Çevresinde oluşan yağmurları ve sonbaharın serinliğini anlatabilecek kadar yüksek bir kelime haznesine sahip olmak isterdim. Tarifi mümkün olmayan duygular ansiklopedisi bulunabilir bir şey midir? Şayet öyleyse tüm sahafların kilimi olmak adına bir çabam olacak. Ben en çok zihni kırıklarla dolu olan biri olarak bilinebilirim. Bu benim en derin zindanlarda uyuduğum kaçıncı gece hatırlamıyorum lakin soluk alabiliyorum. Akan bir nehirde iki kez yıkanamayacağınız gibi aynı nefesi ikinci kez soluyamazsınız ama soluk devamlılığı esas olan bir eylemdir. Esasen kendime verdiğim değerin azlığıyla bu soluk ile tanışmamdaki değerin zıtlıklar esasıyla korunduğunun farkındayım. Sessizliği ile ünlü olan her yerin müdavimi olmak adına başladığım bir çabam var iken bu sesli alıp verilen soluğun kaosunun içinde nasıl rahatça yürüyebildiğime dair fikirlerim kısıtlı. Zıtlıklar ilkesinin en büyük savunucusu olmayı düşünüyorum. Her şey zıttıyla bakidir. En büyük sessizliği ve huzuru yaratan şey kaos ve gürültüdür. Bu sözlerin ardından soluğun duvarlarımın arasından her çıkışında nefesimin daralmasını bu zıtlıklar ilkesine bağlayacağım. Oluşturduğum denklemin en güzel yerinde duran o soluğun, bir gün beni sonbaharın en güzel noktasına, serin ve yağmurlu ağaçlık bölgeye ulaştırmasını dileyeceğim bulduğum en büyük yıldızdan. Gözlerinin arasında gördüğüm ürkekliği uzun zamandır kayıp şehre dönmüş insanlık hakkındaki düşüncelerim ve değer yargılarım arasında bulduğuma çok sevindim. İnsan olduğumuzu ve duygularımızın değerini, değiştirdiklerini, sonbahara ulaşmak için yazı aşabilmenin gerekliliği gösteren ve tekrar hatırlatan o soluğa bağlılık yeminimi tüm gördüğüm ve bilinen gezegenler önünde ediyorum. Sonbahar arayışında henüz çantamı yeni taktım. Mümkünse her nefeste aynı soluğun gözlerini bilmek isterim.

Can.