7 Kasım 2016 Pazartesi

Okyanus Üstünde Son Kara Parçası


Okyanus Üstünde Son Kara Parçası

Neden tutuyoruz aslında söylemek istediklerimizi içimizde? Aslında bir konuşmaya başlayabilsek öyle şeyler söyleyeceğiz belki kitaplar dahi yazmaz. Bir elmacık kemiğinden veya bir gülüşten bile yola çıkarak doya doya konuşabiliriz, lakin ne zaman böyle düşünsem bir korkuda bunun yanında hizmet ediyor sanki. Şunları söylesem arkasını döner mi diye düşünmek de uzunca bir alanı işgal ediyor diyebiliriz. Saatlerin nasıl geçtiği bile belli olmayan zamanlarda olduğu gibi konuşsamda sonu gelebilir hissi aslında tam bir enkaz bırakıyor insanın içinde. Sabaha karşı uyanmak gibi bir şey bu, gün başlamadan önceye, gece ile günün sınırına yani. Öyle güzel bir durumdasındırki aslında, anlatılamazdır yani zaten anlatacak kimsede olmaz, uyunur o saatlerde. Öyle bir zaman gibi işte hareketlerini izlemek. Anlatamıyorsun ama biliyorsun nasıl güzel olduğunu. Kelime dağarcığıma da güvenirim aslında ama bu cümle kuramamak değil, anlatırsam eksik kalırımdan gelen pis bir his aslında. Şuanki gece gibi bir durum aslında, ağır bulutlu, ayaza yakın. İyi bir gülümsemeye iyi geceler dilemekten başka bir çıkar yol bulamadım. Bu kadar diyebileceklerim.