Yığıntı
Yığıntı
Zihnimin derinlikleri kan kusuyor,
Bir çay sofrasında kalan saçları susuyor.
Ruhumun ihanetidir bu bana,
Ne özrü var adam akıllı ne bağırıp çağırması.
Ben oldum olası ciğerlerimin çatırdaması altında barikat kuruyorum.
Denizler boğuluyor ardiyenin kapalı kapısında,
Bir iki fikrim vardı zaten baştan kırgın.
Kaç kere tersine akar bir nehir bir kız ölüyorsa bombalar altında.
Barışı vaat ederler ensesi kalınlar bir gergedan derisinden,
Oysa kan havuzu içinde bir çok güzel düşünce.
Kıvrımlı atlar seyrediyor dünyanın bitişinden.
Ne elzem bir toplantı bu gökyüzünün ortasında,
Kızımın saçlarına yüzer samanyolu.
Ahh! Derin bir iç çekişi yaralar bu sonbaharı,
Sigaranın izmaritle birleştiği yerde tüm doğal afetler.
"Sev" diyor "kardeşim sev" sokak çalgıcısı.
0 yorum:
Yorum Gönder