29 Haziran 2015 Pazartesi

Yelkenli yangını

Yelkenli yangını

Perdeler kapanıyor sırtlara şubatta,
Yazı sormayın kızıma, düşer o.
Kan parçası veya pıhtılaşma evrimi.
Çakmaktaşının yoğun devrimi.
Kulak yangını sabaha karşı.

Anlam yığıldı, kanat yıpranmış.
Serçe ve parmak kırık.
Yazacaklarım oldukça sınırlı.
Gözlük camları derin engel.
Ayı kapatır bulutlar.

Üçlü bir yığın var sabaha doğru.
Göğsüm palavra ve varoş.
Kasnaklarda bir varoluş.
Duman sinsisi göz açtırmaz,
Yok ağlanmaz kızım,  ayıp.

2 Haziran 2015 Salı

Kırık Damar Artığı

Kırık Damar Artığı

Kafamın derinliklerinde yorgun bir savaş var,
Evvela Paris'e yükleniyor bombardıman.
Ardından göğün parlaklığına vuruyor keskinler,
Ellerim parçalanıyor toprak arasında.
Kıyamet ölesiye yaklaşmanın eşiğinde.

Zarflar ve zamirler toplamında kızım,
Kana selam duruyor saçları,
Dizlerimin bağları yetkin değil.
Sırtımda kanat yırtıkları,
Nefesim buğusunda küfürleşiyor.

Kıvrımlar çözülüyor,
Özgürlüğüne kavuşuyor bir beyin.
Cellatlar ruh avında,
Evlatlar yorgun paçavra.
Oysa güzeldir rüzgarla gelen sesler.

Kemik yağıyor başımıza,
Vurgunlarda evvel-i baskı.
Derinlikler şaibeli yutkunluk.
Neşter selamı yoğun.
Kızım ölmeseydi Azrail.


Can.