1 Mayıs 2017 Pazartesi

Bulut Dalgasına Kısa Ağıt

Bulut Dalgasına Kısa Ağıt

Bulut hareketlerini incelemeyi hobi edindim. Her zaman benim önceliğim bir işe anlam yüklemek olmuştur. Her hareketin bir manasının, her değişimin bir nedeninin ve sonucunun olduğunu düşünürüm lakin son zamanlarda özellikle iki gündür bulutların huysuzluğuna bakıyorum. Güneşi öyle bir darp ediyorlar ki zihnimin derinliklerinde ağır sancılar bırakıyorlar. Kuşların tedirginliği, bulutların gerginliğini göz önüne seriyor aslında. Hızlı bir koşuşturma içindeler, el birliği ederek güneşi protesto ediyorlar adeta. Nedir bu huzursuzluğun kaynağı? Çözemiyorum. Aklımı kontrol edemeyeceğim kadar güçlü bir anlamı olmalı bu devinimin. Nedir bu bulutların kuşlarla derdi? Kapatmak mı istiyorlar yıldızların da önünü? Belki de bu kadar pisliğin üstüne derin maviliği önümüze vermek istemiyorlardır. Çatının kenarında dik duruşlu bir kuş görüyorum, alacalı gerdanlığıyla adeta meydan okuyor bulutların değişimine, arkadaşlarını bir araya topluyor, tüyleri kabarık. Değişimi algılamaya çalışıyor o da.

Her bulut dalgasının bir karakteri vardır. Bu karakterler beyaz bulutlar ve kara bulutların içerisinde dallara ayrılırlar. Kara bulutlar o denli güçlüdür ki onlar geçerken tüm beyaz bulutlar kenarlara kaçışırlar. Kara bulutlar dengeleyici bir özellik taşıyorlar. Beyaz bulutlar iyi bulutlar. Sinirli değiller, kibarlar, gergin değiller. Öyle sakince güneşle ve kendi aralarında oyun oynuyorlar. Ama bu ara öyle yoğun bir kara bulut geçişi var ki onların da huzuru kalmıyor. Oyunları yarım yamalak, şarkıları hüzünlü, renkleri bozuk. Bize benziyorlar. Öyle parçalandık, öyle yıkıldık ki, bulutlara yardım etmeye bile gücümüz yok. Kimsenin kimseyi sevmeye gücü, isteği yok. Ey, bulutlar yağın yığın olup üzerimize.

Can.