Son Yakarış / Kabullenme
Yıldızla dolu bir gökyüzünde yapıyorum bunu. Son kez derin manayla dolu bakışlarla izliyorum. Bugün umudumun ezildiğin gün, ciğerlerimi dolduran bir çok şeyin ölüm yılı. İntiharımın başlangıcı. Tüm sınırlarım işgal olundu. Çoban yıldızı eritti gökyüzünü, toprağa kattı. Harmanıyım bu karışımın. Kalbimin tüm hazneleri toprak dolu, toprak kusuyorum. İçime gömülüyorum her geçen yıldızlı gecede. Tutmuyor elim, kolum. Beynim hasarlı. Bir bağımsız film karakteriyim bugün, otobüse biniyorum uyanıyorum İzmir, Sakarya. Nerde olduğumun bir anlamı olmuyor. Tren rayları arasında çakıl oluyorum ya da önemsiz köşebaşı. Omurgalarım eğri, sesim kısık, fikirlerim yaralı. Ben bu ölümle dostluk anlaşması imzaladım. İkra'ya döndüm. Zihnim ağır. Çay içiyorum mesela bardağım çatlak. Gözlerim kapandığında canlanan anılarım, saçların omuza düşüşü, ellerin dokunuşu, gülüşler, terkedilişler, derin yaralarım. Hepsi bugün benimle dolanıyor toprak ve gökyüzü karışımı toprağa. Şah damarımın ucunda hissediyorum bunları. Beklerken öğrendiğim yegane şey kabullenmek. Umut edemezsin, yasaktır. Kızını severken bile düşünmek zorundasın. Eyy benim saçlarından papatyalar gül bahçeleri sızan kadınım. Ben bugün derince öldüm. Ne bir göl kenarında, ne de yıldızların arasında. Karanlık bir yeraltı zindanında kızımla. Gömülmeden. Okyanus dolusu bir arazide dibine çakıldım gecenin, kara deliklerin. Kosmoslardan devriliyorum, lalım ve amayım. Eyy benim omuzlarında genç fidan yetiştiren kadınım, ben bugün derince öldüm kapalı kalmak üzere yıldızında.
Can.