4 Eylül 2016 Pazar

Kepenkleri Kapalı Pencere

Kepenkleri Kapalı Pencere

Önünden kalkardı göç amaçlı kuşlar penceremin,
İlk duraktı kepenklerin tepesi.
Sesleri vardı sadece,
Kepenkler ölüm gibi engeldi onları görmeme.
Bu bilinçaltımın büyük bir kısmını gömüyordu.

Sabaha doğru okunan ezan ile görürdüm dışarıyı,
Kızıllık kan rengime benzer davranış iletirdi.
Sırılsıklam çimenlerin üstünde dansa benzer mesela.

Boyaları soyulan duvar kadar yara vardı sırtımda,
Fırçaların tüyleri bitik, kızımın saçları soru işareti.
Kuşların sesleri her daim tehditkar,
Benzer bir yıldızın gökten süzülüşüne.
Kaçırdım yine tebessüm etmeyi.

Çoraplarını kirletip eve gelen hınzır çocuk gibi bir his,
Çocuk olmayı sevmekte buna dahil.
Soruların cevabı da bu bilinmezin sırtını sıvazlıyor.

Yeni alınan bisikletten düşen elzem bir düşünce bu.
Karanlığın ortasında oturup derin nefeste zehir solumak ya da.
Bilmediğim tek şey bu değil,
Limon kolonyasının rahatlatıcı etkisi de buna dahil.
Gökyüzünün siyahlığına bağlı bir denge bu.

Can.