4 Ocak 2015 Pazar

Ulan gardaş bu nasıl yara?

Ulan gardaş bu nasıl yara?

Düşüyorum, bu nasıl infilak bilmiyorum. Bir kutu ardına gizlenen sevimli yüzler sesleniyor mezarlıklardan. Nefeslenmekte çekilen güçlükler adına bir kitap yazıyorum. Sanırım ömrüm erimeye başladı, yıllar değişirken eğlenceler düşmeye ve yüzümün tebessümü dağılmaya başladı. Nefret söylemi ardı arkası kesilmez şekilde 14 kalibreli bir tabancadan ateşlenmeye başladı. Sinir harbi arasında kalan ufaklıkların sesleri kısılıyor. Sürükleniyorum bir kavganın ortasına ve seslenemiyorum kimseye. Yamulup kalan parmaklıklar arasında gözyaşları kendilerini kaybediyorlar. Saçlarının arasından dünya görünmez oldu. Simsiyahlık rotasında, pusulasız yön arıyorum. Nereye gitsem aynı karanlık ve değişmeyen kıvılcımlar. Terkedilmiş bir apartman dairesinde kusuyorum tüm içimde kalanları. Geri geri bir düşüş eylemini sürdürmeye devam ediyor. Sürekli sorduğum bir sorunun iflağında mahvoluyorum. Sesi çıkmayan adamların çeneleri düşüyor. Lanet olsun nedir bu ayazın alıp veremediği. Sorular, sorular, işaretler "lan gardaş bu nasıl yara?"

Can.

0 yorum:

Yorum Gönder