Otoban kenarı rüzgarlı sokak
Keşişleme bir rüzgar evreninde savrulan bir yaprak ağırlığında yazıyorum. Parmak uçlarımın derin bir hissizliğe sürüklendiği bir lastik kokusu. Uzun saçların üzerinden bir dünya dönüyor ve serinleten kış etkisi tüm insanlık üzerinde düşer. Yollarda sendelemeden yürüyemediğimin kanıtı sayılan onlarca çakıl taşı ardım sıra takipte. Uzun boylu adamlar şehrin üzerine nefretini kusmakta. Sürüklenerek bir özlem enseme yükleniyor ve bu benim ölümüme yol açabilir. Tabanlarımın acısı kışı aleve vermekte. Sürdürülemez davranışlar birbirine düşürüyor ayları, günleri ve mevsimleri. Soğuk sabah ayazından nefesim durdurulumaz bir dünya savaşına yola açabilir. Bu acıların tarifi olmasa gerek tüm gecelerde. Yokuştan aşağı yuvarlanıyor toplumun acıları. Avuç içlerindeki ter yangınlar söndürüyor en derinlerde. Umarım gamzenin saldırısı bitmeden ufak çocuklarımız ölmez. Selalar susmaz ise şayet içimde, bu bir felakete delalet edebilir. Ölmeden önce bir istektir bu. En çok hangisi acıtırsa onunla yoldaşlık yapabilirim veya devrilsin tüm ağaçlar yollarıma vesselam. Nerde kaldı sarı gülüşler.
Can.
19 Ocak 2015 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder