11 Ocak 2015 Pazar

Yıldızların büyük sönüşü

Yıldızların büyük sönüşü

Göğün kafası karışık, nereye gideceğini ve ne yapacağını bilmez bir halde bulutlarını serpiştiriyor insanların üzerine. Bunca derdinin içinde gözyaşlarında insanlar oynuyor. Dayanılmaz bir hal alan hastalığı buharlaşarak terk ediyor diyarımızı. Kahramanlar sinema salonlarında ağır filmler izliyorlar. Elleri öyle soğuktu ki çoban yıldızının, aklımı teğet bile geçmezdi ayazları bana lav edeceği. Parmaklarım uyuşuyor bu derinlikten. Kediler öylece sokaklarda geziyorlar selam vermeksizin. Sis ağırlığını iyice hissettiriyor. Devinimlerim oldukça ağırlaştı ve toplumum kar üstünde izsiz yürüyorlar. Aklımın tek parçası bile geleceği göremiyor. Saçların büyük bir cehennem gibi düştü kışın ortasına. Parıldamanı hatırlar gibiyim. Sanırım gülünce olurdu bu. Düşüyor olduğuma inanmasalar da elini sırtında hissettiğim kitap sayfaları vardır. Çayımın üzerindeki duman göğe yükselirken yeni doğan çocuklar tüm avazıyla kılıçlarını savuruyorlar. Bu gidişle bir yaz daha göremem. Ensemde en ağır göktaşının nefesi seyrediyor. Ben taşların altına gömülüyorum. Küllerim şehrinin üstüne yağsın ve anla.

Can.

0 yorum:

Yorum Gönder