Damar ağırlığı
Nefsinin arkasına sığınan iki kurbağa, ertesi ve arkası bomboş develerin kervan tutmakta zorlanan hörgüçleri. Umuyorum bu ayaz damarlarımı dondurur, sanırım bir adım daha kuyunun dibindeyim. Nefes alınası bir kaç gün yok. Umudum başını kestirmek için cellat aramakta. Sabahın karanlığı ve gecenin karanlık bile olmayan sessizliği ömrümden bir şeyler çalmanın peşinde. Düştüğüm yerlerde derin lekeler bırakıyorum. Sabrım ve sükutum nefsi müdafaa halinde. Ayakkabı tabanları iyice aşındı zira yürümek benim ikinci ömrüm olmalı. Tutanamıyorum hiç bir çıkıntıya veya ağaç dalına. Kış mevsimi anlamını gittikçe kaybetmekte. Pusulam kayıp ve önümde hiç bir dağ yok. Beynimin arkasında bir yumru var, içeriden bağıran bir çocuk çığlığı ağır bir silahlı saldırı olmalı. Paris'te karıştı güzelim. Neyse ki cehennem o kadar uzak değil. Uzun zamandır güneşi görmedim. Bulutların sevinç çığlıkları damarlarımda sızlıyor. İçimdeki kırıklar bu savaşı bozguna uğratabilir. Sanırım ağır yaralı olarak kaldırınılabilirim.
Can.
17 Ocak 2015 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder