22 Temmuz 2015 Çarşamba

Bu gecedir, kalıcı hasardır.

Bu gecedir, kalıcı hasardır.

Gökyüzüyümdür, elim tutmazdır,
Geniş zamana yayılmış bir candır.
Kızım yaralanır ve kan ar damarları.
Olsun demektir bir şiir-i azama,
Tastan içilen bir çorba kaşığıdır kış.

Devr-i alem bir savaştır,
Bir renk vardır saçında ve ölümdür.
Aldırmazdır koca bir nefesi.
Diyafram kırıktır, zaman kayıktır.
Roman gibi bir sıfattır, şiir sallanır.

Edebiyat zehredemez bir kızdır,
Saçlarına tarak dayanmaz.
Kirpikler dağılımdadır bir postacı,
Tabanlar aşılır, en hücre kalbindir.
Evvela şairdir bir aşık.

Ölümü kimse içinde bilmezdir,
Yapraklar kırılmaya meyleder ve bir sabahtır.
Ellerim niçe canlara kastetti,
Yeşerdi ve karardı bir günebakan.
Zaman tekrar kaydı kaydıraktan.

Sabaha karşı patladı havaya fişek,
Arka bahçe bir gitarda ve sazda eridi.
Dizlerim paramparça, kanatlarımı sormazdı.
Caz şarkılarında bahara dönüş isterdi romatizma ve aforizma.
Paradokslarla silerdi camlarını, konuşmasının tasviri buydu.


Ölürdüm, yaralanırdım ama hiç sabah olmazdı.
Kızım uykusunda dönerdi,
Bu ölümün en iç yakan korkusuydu.
Sabah olurdu, mezar taşım ayakta.
Pembe bir çorap yeltenirdi güneşe.
Vay derdim, ne kalıcı bir bağıntı.

Can.

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Yokluğun devir saati ve hançere mehli yarım örgü

Yokluğun devir saati ve hançere mehli yarım örgü

Sabah ezanı arkasından kaydıraktan düşüyorum,
Beyin hücrelerim migrenine saygıya geçiyor,
Savaş sızıyor beneklerinden nefsimin.
Bir kız çocuğunun kemikleri çatırdıyor, gamdan.
Bu nem baskıyı artıyor omuriliğimde.

Şafakla beraber tükürülüyor kinler,
Kilimler sirkelenme eğiliminde usta.
Sırtımın yaraları evliya tabibi.
Bu takibi durdurmaya yetecek ağır silahım yok.
Ve kabilem, şeyhlere döker nacakları.

Ağır bir siyah, kalbim,
İkiyüzellibin yaşında bir levhim.
Pirim ve varoşum, mayhoşum.
Şakaklarımdaki kıvılcım pekala vurgun.
İki kaşımın arasında salıncaktadır kızım.

Ölüdür veya bir serçe kadar, sapanın ucunda.
Ayakları mıcıra yaklaşır, saçları döküktür.
Montunun içinde kar.
Gözlerinin içinde bir ölümün en sağlam yumruğu.
Saflığına ağlar tersine düşkün denizler.

Bu gece beraber ölürüz,
O ayağını kıstırır kayaya.
Başım hep bir burhanda.
Sinir uçlarıma kadar Vietnam'dayımdır.
Ya da kopuk damarımın ucunda bir Türkmen.

Diri diri nallarlar atları ve bu apaçık kırımdır.
Bel boşluğunda karşı komşunun çenesi kalır.
Ağzı açık akbabaların tüyleri çıplak.
Ellerimin titremesi kafiye yutturur.
Bu da böyle bir yokluktur işte, elleri saçının örgüsünde bir yavrum, hançerle.


Can.