Bu gecedir, kalıcı hasardır.
Gökyüzüyümdür, elim tutmazdır,
Geniş zamana yayılmış bir candır.
Kızım yaralanır ve kan ar damarları.
Olsun demektir bir şiir-i azama,
Tastan içilen bir çorba kaşığıdır kış.
Devr-i alem bir savaştır,
Bir renk vardır saçında ve ölümdür.
Aldırmazdır koca bir nefesi.
Diyafram kırıktır, zaman kayıktır.
Roman gibi bir sıfattır, şiir sallanır.
Edebiyat zehredemez bir kızdır,
Saçlarına tarak dayanmaz.
Kirpikler dağılımdadır bir postacı,
Tabanlar aşılır, en hücre kalbindir.
Evvela şairdir bir aşık.
Ölümü kimse içinde bilmezdir,
Yapraklar kırılmaya meyleder ve bir sabahtır.
Ellerim niçe canlara kastetti,
Yeşerdi ve karardı bir günebakan.
Zaman tekrar kaydı kaydıraktan.
Sabaha karşı patladı havaya fişek,
Arka bahçe bir gitarda ve sazda eridi.
Dizlerim paramparça, kanatlarımı sormazdı.
Caz şarkılarında bahara dönüş isterdi romatizma ve aforizma.
Paradokslarla silerdi camlarını, konuşmasının tasviri buydu.
Ölürdüm, yaralanırdım ama hiç sabah olmazdı.
Kızım uykusunda dönerdi,
Bu ölümün en iç yakan korkusuydu.
Sabah olurdu, mezar taşım ayakta.
Pembe bir çorap yeltenirdi güneşe.
Vay derdim, ne kalıcı bir bağıntı.
Can.
22 Temmuz 2015 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder