Boş ve sessiz salon
Gece iyice bastırdı, üzerimde bir basınç. Garip rakamsal değerler görüyorum ve içim buna elvermiyor zaten hesabımda iyi değildir. Tutturamam gülüşün kaç yıl etki eder savaşların durmasına ve kokun kaç canlıyı daha hayatta tutar. Nefretim dallarından düşüyor her geçen gün. Rüzgar boş salıncakları sallıyor. Dağların kaldıramayacağı kadar beyaz suçlar yağdı üstlerine. Benim nefesim git gide kısılıyor, sesim daralıyor. Ayazın ortasında lavlar yağıyor tepemden aşağı. Göğün haykırması çiçekleri birer birer ağlatıyor. Bir sokak lambası karşılıyor odamda benim pencerelerim hep soğuk. Eli ve ayağı tutmaz. Notalar arasında ömür geçirilir. Günler acımasızca iteler bizi uçurum kenarlarına. Sensizlik baharı erteler ve ayazı körükler. Bu en sert kışı duvarlarımın. Çekincelerimin ve ölümlerimin nefretle baktığı kış. Sürekli daha derine düşüyor ayaklarım. Çepeçevre sardı bu zehirli dumanlar benliğimi. Sert bir infilak ile baş başa çay içiyorum. Belki başıma bir şey gelebilir.
Can.
10 Ocak 2015 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder