23 Aralık 2014 Salı

Kasım 20’ye doğru

Kasım 20’ye doğru

Evet sanırım bir karamsar topluluk savaşı arasına düşmüş bulunuyoruz. Saçlar kaldırım taşlarına doğru uzandı, çığlıklar arasında anne seslerini ayırmak bir sürreal resim seyrediyor. Anneler düşüyor teraslardan çaresizlik kapılarına, devinimleri oldukça serttir kapıların. Bir pencere açmak zor kış mevsimleri sert ve damarsız polinomlar terk mevzusunu bilmezler. Sevgilim soğuğun damarlarımın içinde gezindiği aylardayız. Kış mevsiminde güneş doğmaz sensizliğin ihtimaline. Ben nefes almaktan biçare düşersem bunu topluma iletsinler. Aşk kaçınılmaz sloganı ile hançerini gezdiriyor elden ele, şehirlerin mesafelerini belirlerken kilometre kullanırlar; aşıklara sormak lazım. Dağ zirvelerinde sis olur, bulutlar kulaklarımızdan içeriyi en iyi bilenlerdir. Metropollerin kanımsı kokusu nüksederse bu diyarda, ben bir bacaya sığınacağım ve kömürler icadıdır sıcaklığın. Evet serzenişim kuşlar vasıtasıyla taşınmalı tanrıya, zorluklar ertesinde sert bir taşa takılıyorum hayır durdurmak için bu yeterli olamaz. Soğuğun ömrünü belirlemek ne haddine evrimin. İlkçağlardan beri aşk yaşıyorsa annelerde yaşıyor.


Can.

0 yorum:

Yorum Gönder