Ekimin en güzel günü ömrümün 24’ü
Merhaba sevgilim, umut dağlarından sesleniyorum sana. Bir
uçurum var bu dağlarda ve kış soğuğu günden güne artmakta. Pantolonum ve
ceplerim hep yırtık. Birkaç bozukluğu gezdiriyorum ellerimin arasında. Bu
dağlarda kokun var, bilirsin ne severdim kokunu ve saçlarını hatta derdim ki
hani bir gün bir felaket gelirse şehrimize, toplumumuza kurtuluş elbet
saçlarından ve kokundan oluşacaktır. Neyse ki gökyüzünde birkaç bulut var bugün
ve serçeler bulabiliyorlar yollarını. Serçeler önemlidir, onlar taşırlar
tüm gökyüzünün hüznünü yağmurlara. Benim sokaklarım çok karardı sevdiğim kadın.
Hani kaldırım taşlarım adını söylemekten sıkılmazlar vesselam. Günler zincirlendikçe birbirine bir özlem
daha asıyorum bu umut dağının uçurumuna. Uçurumlar ölümcüldür ve kargalar
tehlikelidir buralarda. Yıldızlar çıktığında ortaya geceler gözlerim hep seni
arar sevgilim çünkü başka bir kaçışım yoktur benim ya da hiç bilmem yıldızlar
başka nerede doğarlar. Bilirim ki yıldız sendedir saçlarındadır aydınlatır
geceyi dahi. Eh Shakespeare de selamımız olsun aydınlattığı geceler için ve
Onur’a da.
Zikrettiğimiz bir şey vardır ki son kuş düşene kadar
göklerden beklemekse beklemek, sevmekse sevmektir canım. Yirmi dörtler uğurdur canım ve her yirmi dört gülümsemende durur ve zamanda.
Can.
0 yorum:
Yorum Gönder