14 Temmuz 2016 Perşembe

Yaylım Ateşi Ortasında Bir Alacakarga

Yaylım Ateşi Ortasında Bir Alacakarga

Evvela bir su kenarında başladı yolculuk,
Sırılsıklam kanatları suratına değiyordu.
Havalanmak terketmekti toprağı derin bir maviliğe doğru,
Ölüm demekti uçup gitmek meselesi.
Bu hikayeyi örgülü saçlarıyla kızım da böyle anlatırdı.

Şehirler geçiliyordu kuş uçuşu,
Sırtını sıvazlayacak suratlar çamurla yıkanmıştı.
Paçavralar arasında mavinin ciğerini deşiyordu.

Gökte onu ilk defa gördüğümde kaburgalarım,
Evet kaburgalarım sızlamıştı yuvalarından.
Ölümü bir yıldız kaymasında bir de onun süzülüşünde gördüm.
Köşeden dönerken bir tanıdığa selam vermek gibiydi,
Tedirgin bakışlarla hatırlardı dostluğu.

Hür kuşu fikirlerin arasında tepetaklak olurken gördüm,
Sınırları zorlayan bir hızla kaçıyordu tek tük ağaçlar arasından,
Saçların sökülmesi gibiydi köklerinden.

Ve neticelendiğinde yolculuk,
Kıpkırmızılık karıştı maviliğe.
İşte bu özetiydi hayatın.
Bir varış noktasına giderken vurulmak can evinden,
Kanatların üzerinden.

Can.

0 yorum:

Yorum Gönder